
Bir Çocuğun Hatıraları Hatıralar bazen bir çocuğun avucunda sakladığı küçük bir taş kadar sıradan görünür. Bazen yıllar sonra hâlâ içimi-zi titreten bir ayrıntı kadar canlı kalır. Zaman geçse de bazı hatıralar solmaz; aksine insan büyüdükçe anlamı derinleşir. Kitabı yazarken çocukluk denen geniş ve bir o kadar da dar dünyanın kapılarını yeniden araladım. Bir avlunun duvar gölgesinde, bir odanın sessizliğinde, bir okulun yolunda saklı duran hatıraları yeniden gözden geçirdim. “Büyüklerin hatıraları olur da çocukların olmaz mı?” sorusu, bu yolculuğun çıkış noktası oldu. Hatıralar bir yaşa, bir zamana ait değil. Çocukluk, genç-liğe atılan adım ve sonraki yıllar birbirinden kopuk durmuyor; birinin duygusu diğerinin içine sızıyor. Çünkü insan yaş aldıkça bambaşka birine dönüşmez. İçindeki çocuk, içindeki genç ve bugünkü hâliyle aynı yolda yürümeye devam eder. Bu yüzden kitapta yalnızca çocukluk anıları değil, zamanla değişen bakışın izleri de yer alıyor. Hatıralar birbirine yaslanarak ilerliyor. Tıpkı hayatta olduğu gibi biri bittiğinde diğeri başlıyor. Hatıraları kaleme alırken sade bir dil tercih ettim. On yaş ve üzeri çocukların da zorlanmadan okuyabileceği, uzun tasvirlerle yorulmayan bir anlatım olsun istedim. Çünkü bazı hatıraların gücü kelimelerin çokluğunda değil, sadeliğinde saklıdır. Bazen tek bir bakış, tek bir sessizlik her şeyi anlatmaya yeter. Asıl olan bu hatıraların içinde saklı duran duygudur. Küçük bir an yıllar sonra insanın karakterini belirleyen büyük bir dönemece dönüşebilir. Zaman değişir; çocukların saf duyguları ve dünyaya bakışı pek değişmez. Dilerim bu kitap yalnızca hatıraları değil, hatırlamayı da yeniden yaşatır; kimi zaman tebessüm ettirerek, kimi zaman düşündürerek, kimi zaman da kendi çocukluğunuza ait unutulmuş bir ayrıntıyı usulca uyandırarak… Erol ÇELİK |
|
81 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |